← Blog
09.09.2026 · MYYS

Mikro Yeterlilik Programlarında İzleme ve Değerlendirme Nasıl Kurulur?

Bir üniversitede ilk mikro yeterlilik programları açıldıktan sonra genellikle sessiz bir dönem başlar. Yönerge yazılmıştır, komisyon kurulmuştur, program senatodan geçmiştir, öğrenciler kayıt olmuştur. Sonra bir yıl geçer ve kalite kurulu toplantısında kaçınılmaz soru gelir: "Peki bu programlar işe yarıyor mu?" O anda elde veri yoksa, cevap görüşten ibaret kalır — ve görüşle kalite güvencesi yapılamaz.

Bu yazıda mikro yeterlilik programlarında izleme ve değerlendirme sisteminin nasıl kurulacağını anlatıyoruz: hangi veriler toplanır, hangi göstergeler anlamlıdır, veri nereden gelir, döngü ne sıklıkla döner, raporu kim hazırlar ve en önemlisi — izleme sonunda hangi kararlar verilir.

Kısa özet: İzleme, program hakkında veri toplamaktır; değerlendirme, o veriye bakıp karar vermektir. İkisi ayrı ayrı yapıldığında sistem çalışmaz: veri toplayıp karar üretmeyen kurumda raporlar birikir, veri toplamadan karar veren kurumda ise kararlar kişisel izlenime dayanır. Sağlam bir kurgu, veriyi programın kendi işleyişinden otomatik üretir ve her dönem sonunda dört karardan birine bağlar: devam, revize, askıya al, kapat.

Mevzuatın bütününe henüz hâkim değilseniz önce YÖK Mikro Yeterlilik Usul ve Esasları — Tam Rehber yazımızla başlamanızı öneririz.

İzleme ile kalite güvencesi aynı şey mi?

Hayır, ama iç içedirler. Kalite güvencesi, programın tasarımından belgelendirmesine kadar tüm süreçlerin tanımlı ve denetlenebilir olmasını kapsayan çatıdır. İzleme ve değerlendirme ise bu çatının içinde çalışan bir alt döngüdür: programın yayında olduğu dönemde gerçekte ne olduğunu ölçer.

Fark şurada belirginleşir: kalite güvencesi "süreç doğru kurgulanmış mı?" diye sorar; izleme "kurgulanan süreç sahada gerçekten böyle mi işliyor?" diye sorar. Çatı tarafını mikro yeterlilikte kalite güvencesi yazımızda ele almıştık; burada döngünün ölçüm ayağına odaklanıyoruz.

Hangi veriler toplanır?

İzleme sistemini kurarken en sık yapılan hata, "ne ölçebiliriz?" diye başlamaktır. Doğru başlangıç sorusu şudur: hangi kararı vereceğiz ve o karar hangi veriyi ister? Aşağıdaki tablo, mikro yeterlilik programlarında karar üretebilen temel veri kümesini gösteriyor.

Veri Nereden gelir Hangi soruyu cevaplar
Başvuru ve kayıt sayısıBaşvuru/kayıt sistemiProgram talep görüyor mu?
Tamamlama oranıÖğrenme yönetim sistemiKayıt olan bitiriyor mu?
Başarı ve sınav sonucu dağılımıÖlçme kayıtlarıÖlçme, çıktıları gerçekten sınıyor mu?
Belge/rozet üretim sayısıBelgelendirme kaydıTamamlayan belgesini alabiliyor mu?
Katılımcı geri bildirimiDönem sonu anketiProgram vaadini karşılıyor mu?
İşveren/paydaş geri bildirimiPaydaş görüşmeleriYeterlilik sahada karşılık buluyor mu?
Şikâyet ve itirazlarİtiraz kayıt defteriSüreçte tekrarlayan bir arıza var mı?
Tanınma talepleriÖğrenci işleriYeterlilik diplomaya doğru akıyor mu?

Beş gösterge, yirmi tablodan iyidir

İzleme sistemleri genelde veri azlığından değil, gösterge fazlalığından ölür. Otuz metrik üreten bir rapor okunmaz; okunmayan rapor karar üretmez. Başlangıç için beş gösterge fazlasıyla yeterlidir:

  • Doluluk: Açılan kontenjanın ne kadarı doldu? Programın var olma gerekçesini test eder.
  • Tamamlama: Kayıt olanların ne kadarı programı bitirdi? Tasarım ve yük dengesini test eder.
  • Başarı dağılımı: Sonuçlar bir uçta mı toplanıyor? Herkesin geçtiği bir ölçme de, kimsenin geçemediği bir ölçme de aynı ölçüde sorunludur.
  • Belgelendirme gecikmesi: Tamamlama ile belgenin/rozetin eline geçmesi arasında kaç gün var? Operasyonel sağlığın en dürüst göstergesidir.
  • Memnuniyet ve öneri: Katılımcı bu programı başkasına önerir mi? Tek soruyla ölçülebilir ve dönemler arası karşılaştırılabilir.

Bu beşi bir yıl boyunca istikrarlı toplayan kurum, ikinci yıl hangi göstergeye ihtiyacı olduğunu kendisi görür. Tersi olmaz: en baştan yirmi gösterge tanımlayan kurum, ikinci dönemde hiçbirini toplamamış olur.

Kayıt yoksa gösterge de yok

İzlemenin en can sıkıcı gerçeği şudur: veri, sonradan toplanamaz. Geçen dönemin tamamlama oranını bugün hesaplayabilmeniz için, o dönem kayıtlarının o dönem tutulmuş olması gerekir. Bu yüzden izleme tasarımı, program açma aşamasının parçasıdır; sonradan eklenen bir modül değildir.

Pratik kural: bir programın açma dosyası hazırlanırken, "bu programın verisi nerede birikecek?" sorusu da cevaplanmalıdır. Program bilgilerinin nasıl yapılandırılacağını mikro yeterlilik bilgi paketi hazırlama yazımızda, verinin hangi sistemde tutulacağını ise yönetim sistemi seçimi yazımızda ele aldık.

Değerlendirme döngüsü ne sıklıkla döner?

İki katmanlı bir ritim çoğu kurumda işe yarıyor:

  • Dönem sonu (operasyonel): Her program grubu bittiğinde beş gösterge güncellenir, varsa şikâyet ve itirazlar not edilir. Bu, komisyonun değil program yürütücüsünün işidir ve yarım sayfayı geçmez.
  • Yıllık (kurumsal): Tüm programların verisi tek raporda toplanır, komisyon değerlendirir ve karar üretir. Bu rapor kurumun kalite dosyasının parçası olur.

Yalnızca yıllık döngüyle çalışan kurumlarda sorunlar geç fark edilir; yalnızca dönemsel çalışanlarda ise programlar arası karşılaştırma hiç yapılamaz. İkisi birlikte gerekir.

Kim izler, kim değerlendirir?

Rollerin ayrılması, izlemenin inandırıcılığı için şarttır. Programı yürüten kişi kendi programını tek başına değerlendiriyorsa, çıkan sonuç kurum içinde de dışında da tartışılır. Sağlıklı dağılım şöyledir:

  • Program yürütücüsü veriyi toplar ve dönem sonu özetini hazırlar.
  • Mikro yeterlilik komisyonu verileri karşılaştırır, değerlendirir ve karar önerisi üretir.
  • Kalite koordinatörlüğü döngünün işleyip işlemediğini denetler — yani izlemeyi izler.
  • Senato program kapatma, birleştirme veya esaslı revizyon gerektiren kararları onaylar.

Komisyonun kuruluşu ve senato ile ilişkisi konusunda mikro yeterlilik komisyonu ve senato süreci yazımıza bakabilirsiniz.

İzleme raporunda ne bulunur?

Yıllık izleme raporu için sade bir iskelet:

  1. Dönem içinde yürütülen programların listesi ve statüsü
  2. Program bazında beş temel gösterge
  3. Ölçme ve değerlendirme bulguları — sınav sonuçlarının çıktılarla uyumu
  4. Belgelendirme ve rozet üretim durumu, gecikmeler
  5. Katılımcı ve paydaş geri bildirim özeti
  6. Şikâyet, itiraz ve düzeltici faaliyetler
  7. Önceki dönem kararlarının takibi (kapanmayan aksiyon var mı?)
  8. Bu dönem için karar önerileri

Yedinci madde çoğu kurumda eksiktir ve raporu bir belgeden ibaret bırakan şey tam olarak budur. Geçen yıl alınan kararın ne olduğu izlenmiyorsa, bu yılki karar da izlenmeyecektir.

Karar üretmeyen izleme, izleme değildir

Her değerlendirme döngüsü, program başına açık bir kararla kapanmalıdır. Dört seçenek yeterlidir:

  • Devam: Göstergeler beklenen bantta, program aynen sürer.
  • Revize: Belirli bir gösterge zayıf; içerik, süre, ölçme yöntemi veya çıktılar güncellenir. Çıktı revizyonu yapılacaksa öğrenme çıktıları nasıl yazılır yazımız işinizi kolaylaştırır.
  • Askıya al: Talep yok ya da yürütme kapasitesi kalmadı; program yeni kayıt almaz, mevcut katılımcılar tamamlar.
  • Kapat: Program gerekçesini yitirdi. Kapatma kararında kritik nokta, daha önce belge almış katılımcıların haklarının korunmasıdır — verilmiş bir yeterlilik, program kapansa bile geçerliliğini sürdürür.

Bu kararların kayıt altına alınması, kurum dışı bir denetimde en çok işe yarayan belgedir: yalnızca "programımız var" demez, "programımızı yönetiyoruz" der.

Ölçmenin kendisini de izlemek

İzlemenin gözden kaçan bir ayağı, ölçme aracının kendi sağlığıdır. Bir sınavda herkes tam not alıyorsa ölçme ayırt etmiyordur; sorular yıllardır aynıysa güvenilirlik zaman içinde erir. Dönem sonu özetine soru bazlı basit bir bakış eklemek — hangi soruyu neredeyse herkes doğru yaptı, hangisini kimse yapamadı — düzeltme için genellikle yeterlidir. Ölçme tarafının ayrıntısı mikro yeterlilik sınavı yazımızda.

Sık yapılan altı hata

  • İzlemeyi program açıldıktan sonra tasarlamak. Toplanmayan veri geri gelmez.
  • Yalnızca memnuniyet ölçmek. Memnuniyet önemlidir ama tek başına öğrenmeyi göstermez.
  • Gösterge enflasyonu. Otuz metrik, sıfır karar demektir.
  • Programı kendi yürütücüsüne değerlendirtmek. Rol ayrımı olmadan sonuç güvenilir olmaz.
  • Kararı yazmamak. Toplantıda konuşulan ama tutanağa geçmeyen karar, yok hükmündedir.
  • Önceki dönem kararlarını takip etmemek. Döngüyü döngü yapan şey budur.

Sık sorulan sorular

İzleme için ayrı bir yazılım şart mı?

Başlangıçta şart değil. Beş göstergeyi düzenli tutan bir tablo, hiç tutulmayan gelişmiş bir sistemden iyidir. Program sayısı arttıkça ve veri elle toplanamaz hale geldiğinde sistem gereksinimi kendiliğinden doğar; o noktada nelere bakılacağını yönetim sistemi seçimi yazımızda listeledik.

Kaç program olunca izleme kurmak gerekir?

Bir program olunca. Tek programla kurulan bir döngüyü on programa büyütmek kolaydır; on programdan sonra sıfırdan döngü kurmak ise neredeyse hiç yapılmaz.

İzleme raporu kamuya açık olmalı mı?

Zorunlu bir yayımlama biçimi yerine, kurumun kendi şeffaflık politikası belirleyicidir. Yaygın uygulama, kişisel veri içermeyen özet bulguların kurum kalite raporlarında paylaşılması, ayrıntılı verinin ise kurum içinde tutulmasıdır.

Katılımcı geri bildirimi nasıl toplanmalı?

Kısa ve zorunlu olmadan. Belge/rozet teslim akışının içine yerleştirilmiş üç-beş soruluk bir form, dönem bitiminden haftalar sonra gönderilen uzun bir anketten çok daha yüksek yanıt oranı verir.

Programı kapatırsak verilen belgeler ne olur?

Verilmiş yeterlilik geçerliliğini korur. Kapatma kararı, o programa yeni kayıt alınmamasını ifade eder; geçmişte tamamlayanların kazanımını geri almaz. Bu nedenle kapatma kararında belgelerin doğrulanabilirliğinin sürdürülmesi ayrıca planlanmalıdır.

Kurumunuzda mikro yeterlilik döngüsünü baştan kurmak ya da mevcut yapıyı gözden geçirmek istiyorsanız, MYYS ekibi olarak yönergeden izleme raporuna kadar tüm adımlarda çalışıyoruz.

Üniversiteniz mikro yeterliliklere hazır mı?

Ücretsiz hazırlık değerlendirmesi →
🍪 MYYS olarak, deneyiminizi iyileştirmek ve trafiği analiz etmek için çerezler kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.